| 11.08.05
|
Dün Antakya'da derslerin ilk günüydü. Tarih hakkında konuşmak, bir takım
şeyleri anlamaya çalışmak çok ilgi çekiciydi. Bence birçoğumuz bazı sorular
hakkında düşünürken kalıplaşmış düşüncelere başvuruyorduk. Dolayısıyla bence
bu, gençlerin arasındaki buzların kırılmazı açısından çok iyi bir fırsattı.
Aslında birçok ortak duygu ve beklentilere sahip olmamız beni biraz da
şaşırttı.
|
|
| 12.08.05
|
Dün çok dolu bir gündü. Birçok yeni şey gördük. Murat Belge'nin konuşması çok
ilgi çekiciydi. Artık Türk yazarlarla ilgili kapsamlı bilgiye sahibim. Ayrıca,
Sevan Nişanyan'ın Ermeniler ve Türkler hakkındaki konuşmasını dinlemek de benim
için ilginç bir deneyim oldu. Yürüyüşe çıkma ve alışveriş yapma fırsatım da
olduğu için çok sevindim.
|
|
| 13.08.05
|
Çok uzun bir gün oldu. Milliyetçilik hakkında bir dersimiz vardı. Birçok Türkçe
şarkı dinledim. Dün çocuklar resepsiyonda şarkı söylüyordu; gitar çalmalarını
dinledim. Gerçekten harikaydı.
Hem Ermeni hem de Türk ordu ve askeri hizmetlerine ilişkin ilginç şeyler
öğrendim.
|
|
| 15.08.05
|
Derssiz hoş bir gün olduğunu söyleyebilirim. Biraz dinlendik, yürüyüşe çıktık.
Musa Dağ'da olmak, Patarag'a katılmak benim için çok duygusal bir deneyim oldu.
Gece vakti Türk arkadaşlarımızla Kochari yapmak da çok hoştu. Sonra da ağaçtan
portakal toplayıp yedik. Her yaptığımız şey çok özeldi.
Ayrıca denize de gittik. Çok kirli bir plajdı ama yine de deniz denizdir. Tuzlu
su, gözlerime kaçtı, gözlerimi yaktı ama ben yine de eğleniyordum. Bu hafta
sonu hissettiğim her şeyi burada anlatmam imkansız. Ama şunu söyleyebilirim ki,
şu anda birçok arkadaşım, bir çok yakın arkadaşım olduğunu hissediyorum...
|
|
| 16.08.05
|
Çok üzgünüm. Yarın buradan ayrılıyoruz. Ne diyeceğimi bilemiyorum. Çok fazla
duygu, çok fazla düşünce besliyorum. Genel olarak bahsedersem; Türk gençleriyle
tanışma fırsatım olmuş olmasından, onlarla birlikte yaşamış olmak ve birlikte
espriler yapıp gülmüş olmaktan çok mutluyum. Ortak bir sürü kelime, yemek ve
espri bulduk aramızda. Tigran'ın da makalesinde yazdığı gibi: "hepimiz aynı
şekilde gülümsüyoruz!"
Artık Türkiye ve Türk tarihiyle ilgili birçok şey biliyorum. Musa Dağı'nı
gördüm ve bu benim için bir mucize gibiydi. Hala gördüğüme inanmıyorum.
Neredeyse her gün yememize rağmen künefeyi çok beğendim! Değişik milletlerle
ilgili espriler yapıyorduk. En çok da Volkan'ın ünlü bir şarkıya getirdiği
yorumu beğendim "Türk değilim; henüz Ermeni de değilim!"
Mali duvara komik şeyler yazdı. "Ermeni olmak? Neden olmasın? Ermeni ol, mutlu
ol!" Artık bir sürü Türkçe ve birkaç da Kürtçe kelime biliyorum.
|